5 Aralık 2013 Perşembe

Yaşlanmayın, "LUSH"lanın!

Merhaba hanımlar!

Malumunuz kış kapımıza geldi, hatta içeri girdi bile. Başka bir deyişle, cildimize daha fazla özen göstermenin tam zamanı!

Geçtiğimiz ay Lush'ın saç bakım ürünlerinden bahsetmiştim. Onlardan memnun kalınca, cilt bakım ürünlerine de bir fırsat vermeye karar verip soluğu yine mis kokulu Lush standında aldım. Fakat biliyorsunuz ki, cildimizin bir ürünü benimsemesi ve etkilerini görebilmemiz için en az 1 ay düzenli olarak kullanmamız gerekiyor. Ben de bu nedenle 1 aylık deneyimlerimi aktarmaya çalışacağım.

Öncelikle cildim karma, geniş gözenekler ve siyah nokta ve yanaklarda kuruma problemim var. Özellikle de kış aylarında.

Gözenek ve siyah noktalarım için, yanaklarımı daha da kurutmayacak ama cildimi güzelce temizleyecek bir ürün arıyordum ki, Herbalism bu konuda imdadıma yetişti. Yalnız şunu belirteyim, kullanırken "çok ferahladım, cildim gıcır gıcır oldu" gibi bir hisse kapılmıyorsunuz ama gün be gün aynaya baktığınızda "ya benim cildim bi başka mı parlıyor?", "aa şuradaki lekelerim azalmış sanki", "gözeneklerim eskisi kadar kötü değil!" gibi şeyler farkediyorsunuz.

Gelelim tonik uygulamasına; Tea Tree Water'ı kısa süre önce denemeye başladım, pamukla veya direk olarak yüze püskürtme şeklinde kullanılabiliyor. Ben her iki şekilde de kullanıyorum, yaklaşık 2 hafta oldu ve cildim biraz daha toparlanmaya başladı bile.

Yine yaklaşık 2 haftadır Mask of  Magnaminty'i deniyorum maske olarak. Saçlarınızda roots nasıl bir his bırakıyorsa bu maske de cildinize öyle bir ferahlık veriyor. İçeriğindeki granüller sayesinde yıkarken peeling de yapmış oluyorsunuz bu da bir bonus! Kullanırken -özellikle cildinizden temizlerken- ortalık biraz batabiliyor, şimdilik tek eksisi bu.

Daha önceki postlarımda nemlendirici olarak Biotherm kullandığımı belirtmiştim, ancak daha sonra hayvanlar üzerinde deney yaptıklarını üzülerek farkettim ve bu nemlendiricimi değiştirmem için ön adım oldu. Lush'ın hangi nemlendiricisinin bana uygun olacağını bulabilmek için 3 ayrı ürünün testerını aldım. Gorgeous, Vanishing Cream ve Enzymion. Bu ürünlerle ilgili de kısa bir zaman sonra bilgilendirme yapacağım :)

Sevgiyle kalın! :)



Kış Gelini: Bir Kar Prensesi Hikayesi

Sevgili kar prensesi adayları,

Sizler zoru başarıp kış gelini olmaya karar verdiniz. Peki buzlar kraliçesine dönmeden nasıl ışıl ışıl bir prenses olacaksınız?

Oscar de la Renta'nın şu gelinliği ile ceketine bayıldım, eğer ince uzun bir fiziğiniz varsa ve kokteyl tarzı bir düğün planlıyorsanız denemeye değer:


60'lar esintili bir topuz, mat bir makyaj ve küçük inci küpelerle görüntünüzü tamamlayabilir ve son derece modern bir gelin olabilirsiniz.

"Kuğu gibi görünmek istiyorum" diyorsanız aşağıdaki modeltam size göre:


Hafif dağınık, dalgalı bir topuz ve hafif pembe tonlarda makyaj bu gelinlik için çok ideal. Omzunuza kaşmir bir şal alarak çok şık olabilirsiniz.

Bunlar dışında geçtiğimiz yaz da son derece revaçta olan şu modeli bootielerle tamamlayabilrsiniz:


Ve son olarak, eğer farklı bir gelin olmalıyım diyorsanız aşağıdaki parlak Ugg ve gelinlik kombini tam size göre!:




Hepinize musmutlu günler, mükemmel düğünler diliyorum!

Sevgiler :)

4 Aralık 2013 Çarşamba

Banyoda Ucuza Değişiklik: Küveti Boyatalım mı?

Bir evde en zor değiştirilen yerler mutfak ve banyolardır her zaman değil mi? Genelde mobilyaları yerlerine çakılıdır, değiştirmek için tonla toz, kir, masraf ve iş gerekir. Ama artık banyolarımızda küçük değişiklikleri 1 gün gibi kısa bir süre içinde gerçekleştirebiliriz :)

Evlenme hazırlıklarımız içinde ev arama sürecimiz oldukça zor ve yorucuydu. İstediğimiz konum ve şekilde bir evi bulmuştuk ama banyosu -ne yazık ki- pembeydi ve küvetin bazı yerleri yanlış temizlik malzemeleri yüzünden kabarmış ve lekelenmişti. 

Küvet değiştirmek son derece zahmetli bir iş olduğu için birkaç küçük araştırma yapmaya karar verdik. Koçtaş'ta sprey teflon boyalar bulduk ancak onlar yeterli olmayabilir ve emeğimize değmeyebilirdi. (Ki daha sonra bunun gerçek olduğunu öğrendik.)

Sonra internet üzerinden birkaç usta bulduk ve onlarla görüştük. Ustalardan biriyle anlaştık ve 150 lira karşılığı aldığımız sonuç aşağıda :)



ÖNCE
SONRA


Yaklaşık 8 aydır kullanıyoruz ve şimdilik herhangi bir boya atması veya lekelenme olmadı. Banyonuzda küçük değişiklikler için kesinlikle tavsiye ediyorum!

Sevgiler :)


10 Kasım 2013 Pazar

Denedim: Ekim Favorisi

Uzun zamandır denemek istediğim bir markaydı LUSH.

Tepe Nautilus'a gittiğim bir gün tüm irademe yenilerek kendimi dünyasında buluverdim. İyi ki de yapmışım! Bir süredir dökülmekte olan çok değerli saçlarım için tam bir "life-saver" oldu

Ömcelikle şunu belirtmemde fayda var; bir ürünü almadan önce mutlaka tester edinip o ürünü denemelisiniz. Gerçi o kadar ilgili ve bilinçli çalışanlara sahipler ki, tavsiye edilen ve "Buyrun önce testerı deneyin" dedikleri ürünleri son derece size uygun oluyor ve muhakkak gidip tam boyunu satın alırken buluyorsunuz kendinizi.

Benim saçlarım ne yazık ki yağlı, ve bu yüzden bir türlü dolgun görünmüyorlar. Bir de üzerine dökülme sorunu yaşayınca LUSH'tan Dilara Hanım bana birkaç ürün tavsiye etti. Bunlardan biri, haftada 2 kere kullandığım ROOTS Bakım Kremi. Saçınızın diplerine sürüp 15-20 dk bekliyorsunuz. Mentol içeriğinden dolayı inanılmaz bir serinlik ve ferahlık hissi veriyor. Şunu da belirtmek isterim ki, saçın hızlı uzamasında da -en azından benim için- etkili oldu. :)

İkinci ürünüm ise BIG adını verdikleri deniz tuzlu şampuan. Elinize azıcık bir miktar alıp ıslak saç diplerinize masaj yaparak köpürtüyorsunuz. İçeriğindeki tuz saç derinize yumuşak bir peeling yaparken, saçlarınızda da denizden çıkmışçasına mükemmel bir dolgunluk veriyor. Üstelik kokusu da o kadar güzel ki, eşim bile "Ne kadar güzel kokuyorsun!" dedi :) Duştan sonra saçlarınızın kendi kendine kurumasına izin verin, inanın bana fönlenmiş kadar güzel olacaklar.

Son olarak da, VEGANESE adlı bir saç kremini kullanıyorum. Şimdiye kadar denediğim en hafif saç kremi diyebilirim, saçlarınız silikonsuz şampuana alışırken bu kreme de bolca ihtiyaç duyacaksınız.

Deneyin hanımlar, pişman olmayacaksınız.

Sevgiler :)




2 Kasım 2013 Cumartesi

Tepeden Tırnağa Kış Hazırlığı

Havalar günden güne soğurken, başta ellerimiz olmak üzere tüm vücudumuz "Bana bakım yap!" diye alarm veriyor.

Peki bunca koşturmacamız, zamansızlığımız arasında ellerimize gereken özeni nasıl göstereceğiz? Cevabı bu yazıda saklı!

Öncelikle sevgili hanımlar, kuruyan, çatlayan ve gerilen ellerimize uygun bir krem kullanmamız gerekiyor. Bunun için Vazelin Cocoa Butter kış aylarında hem kokusu hem de yapısı ile tam anlamıyla vazgeçilmeziniz olabilir.

Soyulan, incelen ve çabuk kırılan tırnaklar ve sertleşmiş tırnak etleri içinse Sally Hansen Healthy Cuticules ve CND Solar Oil harikalar yaratıyor. Bir de yine CND Toughen Up tırnak güçlendirici kullanırsanız (1 ıldan uzun süre gidecek şişesi 70TL) tapılası ellere sahip olacaksınız.

"Bu kadar para harcamadan neler yapabilirim?" diyenlerdenseniz, alternatifleriniz mutfakta hanımlar! Örneğin tırnak etlerinizi manikürcünüze emanet etmek zorunda değilsiniz, haftada bir kez biraz tuz ve zeytinyağı karışımı ile tırnak diplerinize hafif hareketlerle masaj yapıp tırnaklarınızı 5-10 dakika limon suyunda bekletmeniz hem tırnaklarınızın rengini açacak hem de onları güçlendirecektir.

Hepinize güzellik dolu bir kış diliyorum.

Sevgiler :)





9 Ekim 2013 Çarşamba

Peki Ben Ne Yaptım?

Onca yazdım, çizdim, denedim, yanıldım ama sonunda muhteşem günümü yaşadım ben de. Öncelikle gelinlikten başlayalım. Tercihimi Justin alexander'dan yana kullandığımı ilk yazımda belirtmiştim. Üstüne birazcık oynamayla şöyle bir gelinliğim oldu;



Kuşaklı gelinlikler her daim ilgimi çekiyordu, bence gelinliğe de hareket katıyor :) tabii kuşak renkli olunca altına da tam kuşağımın renginde bir ayakkabı bulmam şarttı :) Nr.39'un web sitesinden 349 TL'ye satın aldım, ilk getirttiğim 1 numara büyük olmuştu, ancak sorunsuz bir şekilde değişim sağladılar. Son derece nazik bir müşteri hizmetleri var ve gerçekten çok hızlılar. Bir de gecenin ilerleyen saatleri için aynı renk Converseler aldım ki son derece akıllıca bir hareketmiş :)


Makyajda Sephora'nın bir şubesinden Özlem Hanım'a teslim ettim cildimi. Sonuç beklediğimden çok daha güzel oldu. Genel olarak Make Up Forever ürünleri kullanıldı, ve gecenin sonunda o kadar terlememe rağmen makyajım hiç akmamıştı.




Kızlar; ne kadar fazla hayal ederseniz edin, ne kadar strese girerseniz girin, şunu aklınızın bir ucunda tutun hep: "Herşey hayal ettiğinizden daha hızlı ve muhteşem olacak."


26 Ağustos 2013 Pazartesi

Ne Olacak Bu Cildimiz?

Bir sürü koşturmaca arasında cildinizi ihmal mi ettiniz? İhmalleriniz size kuruluk, kızarıklık, siyah nokta ve hatta sivilce olarak geri mi dönüyor? Sakın paniklemeyin. Hala kurtarmak için zamanınız var.

Öncelikle profesyonel destekten başlayalım. Pronail şubelerinde son derece kaliteli ürünlerle cilt bakımı yaptırabilirsiniz. 1 seans ücreti 100 tl, ancak 5 seansı toplu olarak satın alırsanız toplam 350 tl ödeyip, aylık 30 lira kazanç sağlayabiliyorsunuz. Hem de bu sayede seansları önceden satın aldığınız için "Amaan kim gidecek şimdi" demek gibi bir bahaneniz olmuyor :)

Tabii sadece iki haftada bir bakıma gitmekle o cilt kurtulmuyor. Bol lifli gıdalar, vitamin ve mineral destekleri (Perfectil'i şiddetle tavsiye ederim) ve tabii ki çok çok su içmekle birkaç gün içerisinde cildiniz ve saçınızdaki farkı görebilirsiniz.

"Ben bakıma para veremem, evde kendim birşeyler yapmayı tercih ederim" diyenlerdenseniz, cilt bakımınızı bir rutine koymak ve az önce bahsettiğim gibi yediklerinize ve içtiklerinize biraz dikkat etmekle kısa sürede fark yaratabilirsiniz.

Öncelikle yüzünüzü temiz ve nemli tutmanız çok önemli. Cildinize uygun seçeceğiniz bir temizleme jeli (ben karma bir cilde sahip olduğum için Biotherm'in Pure-Fect'ini kullanıyorum), tonik, serum (Biotherm Skin-Ergetic harikalar yaratıyor) ve nemlendirici ile günlük bakımınızı yapmanız gerekiyor. Eğer cildiniz çok hassas ve kılcal damarlarınız yüzeye çok yakınsa C vitamini içeren bakım ürünlerinden uzak durmalısınız. Bu tip ürünler kan dolaşımını arttırdığı için damarların yüzeyde daha belirgin olmasına neden oluyor.

Bu ürünler dışında kullanmanız gereken en önemli şeylerden biri ise göz kremi. Sakın ha cildinize sürdüğünüz kremi göz altınızda denemeyin, aksi halde o küçücük bölgede sayamayacağınız kadar çok yağ bezesi sizi karşılayabilir!

Gece yatarken makyajınızı asla ama asla çıkarmayı ihmal etmeyin. Ben bunun için MAC'in Cleanse Off Oil'ini kullanıyorum. En ağır makyajı bile şıp diye çıkarıveriyor.

Bir de haftalık olarak maske uygulaması yapmanız gerekmekte. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, özel bir gece öncesinde bunu yapmamanız! Yoksa hem cildiniz makyajı tutmuyor hem de açılan gözenekler dolayısıyla cilt altta kalan sivilceleri dışarı atıverebiliyor.

Hepimize bol güzellikli günler diliyorum!




30 Mayıs 2013 Perşembe

Şarkılar Sizi Söylesin!

Aylarca ve belki de yıllarca büyüttüğünüz aşkınızı çok sevdiklerinizle kutlayacağınız gün geldi çattı.Belki birçoğu, o kapıdan bir çift olarak salona girerken ilk defa el ele görecek sizi.

Yıllardır aklınızda gelinliğinizle sevdiceğinizin kolunda yürürken tüm detayları canladırmış olabilirsiniz, peki ya fon müziğiniz ne olacak? Hangi şarkıda birbirinize sarılıp dansedeceksiniz? Hangi şarkıda yürüyeceksiniz nikah masasına?

Pek çok çiftin zaten kendi şarkıları vardır, bu yazım bir sürü şarkısı olup seçemeyenlere, "tüm şarkılar bizim" diyenlere ve düğününü DJ'lerin eline bırakmak istemeyen gelin ve damat adaylarına! :)

Size aşağıda linkleri ile birkaç seçenek sunuyorum;





  • Daha samimi, küçük bir düğün için tüm davetlileri keyiflendirecek, marş havasından uzak bir parça mı aradığınız? O halde Toploader'dan sizin için geliyor; Dancing In The Moonlight: http://www.youtube.com/watch?v=0yBnIUX0QAE





Unutmayın, gece sizin geceniz. Bir sürü hazırlığı, zorluğu atlattınız ve artık eğlenmek en çok sizin hakkınız. Bir de şunu unutmayın, hangi şarkıyı seçerseniz seçin, gelecekte hep sevgiyle anacaksınız. 

Hayalinizdeki düğünü gerçekleştirebilmeniz dileğiyle! :)


12 Mayıs 2013 Pazar

Öyle Gelinliğe, Böyle Ayakkabı!

Hepimiz ister klasik olsun ister modern bir gelin olmak isteyelim, muhakkak bir farklılığımız olsun isteriz. Gelinliğin rengiyle oynamak ise muhakkak ki pek çoğumuzun tercih ettiği birşey değil.

O halde geriye ne kalıyor? Ayakkabılar ve aksesuarlar!

Ayakkabı almak her zaman en sevdiği şey olmuştur biz kadınların, birçoğumuzun saklı bir ayakkabı cenneti bile vardır belki.Ama o en özel gün için alınacak ayakkabı, pek öyle kolay seçilemiyor.

Hem rahat olsun, hem şık olsun, hem gelinliğe uysun, hem farklı olsun ama biraz da klasik olsun derken o dünyanın içinde kaybolup gidiyoruz.

"Klasik" olayım diyen gelinler için Elle çok güzel bir Bride serisi hazırlamış. Dantel babetlerden platformlara kadar beyazı her haliyle işlemiş ve ortaya çok güzel bir koleksiyon çıkarmış. Fiyatları 140 ila 240 TL arasında değişiyor. Beyaz ayakkabıdan şaşmadan farklı olacağım diyenler için dantel ayakkabıları öneririm.

Elle Bride 228,90TL

Elle Bride 139,90 TL





Eğer gelinliğinize biraz hareket katmak isterseniz doreler, lameler ve ışıltılı ayakkabılar bu sene çok moda. Nine West'in abiye koleksiyonu oldukça başarılı. yüksek topuklu bi ayakkabı tercih etmeyi düşünüyorsanız bakmadan geçmeyin derim. Üstelik indirim dönemindeler, hala ayakkabısını alamamış gelin adayları için uygun bir alternatif olabilir. Koleksiyonlarındaki Hotlist, ışıl ışıl bir ayakkabı, Bumblelion'ın ise tabanı tamamen simle kaplı oldukça şık hem de topğuk boyu ile ayağı hiç yormayan bir model. Tercihiniz daha yüksek bir ayakkabıysa ve biraz renk katmak istiyorsanız önerim yine Nine West'in Boutique 9 koleksiyonundan "Nerissa" olacaktır. Siz öyle gökdelen gibi göründüğüne bakmayın, devamlı spor ayakkabı giyen ben bile çok rahat durabildim ayaklarımın üzerinde.

Nine West "Hotlist3" 149TL

Nine West "Bumblelion2" 279TL



Boutique 9 "Nerissa" 299TL


Yüksek fiyatları gözden çıkardıysanız ve özel model bir ayakkabı istiyorsanız mutlaka Nişantaşı'na uğrayın, NR.39'da özel bir gelin serisi var. Ancak uyarayım, ayakkabıları görünce içlerinde kaybolmak isteyebilirsiniz :) Fiyatlar 200 TL'den başlıyor, 500TL'ye kadar çıkıyor.

Renkli ayakkabı giymek isteyen gelin adayları için seçenekler fazla gibi görünüyor, ancak bu durumda gelinliğin modeli daha da önem kazanıyor. Eğer gelinliğiniz yeterince hareketliyse, renkli ayakkabı göz yorucu bir detay olabilirken, sade gelinliklerde ve konsept uyumuyla çok güzel olduğu kesin. Zevkinize ve gelinliğinize göre kırmızı, mor, sarı, pembe hatta siyah ayakkabı bile giyebilirsiniz. Hatta eşiniz de aynı renk Converse'ler giyebilir, gayet uyumlu olabilirsiniz :)



Özel yapım ayakkabı giymeyi düşünüyorsanız, Avrupa Yakası'nda oturanlar için Nişantaşı'nda Divan Kundura; Anadolu Yakası'nda ise Divanni istediğiniz modeli istediğiniz renkte yapıyor. 

Dilediğiniz gibi bir gelin olmanızı umarım :)

Sevgiler:)


11 Mayıs 2013 Cumartesi

"Olmaz"sa Olmaz(!)ımız; Gelin Başımız

Yanlış yapılmış bir makyaj ve tarzımıza hiç uymayan bir saça gündelik yaşantımızda bile "istemeden" maruz kalsak ne kadar moralimiz bozuluyor değil mi? Kimbilir kaçımız saçımızı acayip şekillere sokan kuaförlere sinirlendik, ten rengimize uymayan fondötenler yüzünden fotoğraflarımıza bakmak istemedik?

Tam da bu sebeplerden, bir ömür zevkle bakmak üzere yüzlerce fotoğraf çektireceğimiz bir günde herşeyin yolunda gitmesini isteriz ki yüzümüzdeki kocaman gülümseme gerginlikten uzak olsun :)

Makyajda da seçimi tıpkı gelinlikte olduğu gibi nasıl bir gelin olmak istediğiniz çok önemli. Düğünden önce mutlaka prova makyajı yaptırın. Makyaj artistinin kullanacağı ürünlerin alerji yapıp yapmadığını ve makyajın size uygun olup olmadığını görmeniz açısından bu adım çok önemli.

Ben tercihimi kendi makyaj malzemelerimi almaktan yana kullanacağım. Sephora'nın make-up artistleri bu konuda oldukça yardımcı oluyorlar. Capacity şubesinde Gülden Hanım ile birkaç deneme yaptım, ne istediğimi net olarak anlayıp nasıl bir makyaj yapılması gerektiğini ve ihtiyacım olan malzemeleri anlattı.

NARS ürünleri en hassas cilt için bile son derece başarılı. Gelin makyajında en önemli ayrıntı kusursuz bir ten olduğu için fondotenin cilde uyumlu olması ve yapay durmaması gerekiyor. NARS Sheer Glow hem çok hoş bir parlaklık hem de kusursuz kapatıcılık sağlıyor.Yalnız üzerine kesinlikle makyaj sabitleyici kullanmanızı öneririm. Özellikle yaz gelini olmayı düşünüyorsanız bu ayrıntı çok önemli. Piyasada bulmak biraz güç olsa da Skindinavia'nın ürünleri şahane.

Açık tenliyseniz ve makyajınızda doğal renkler tercih edecekseniz, allık olarak yine NARS'ın Orgasm ve ruj olarak Dolce Vita'sını tavsiye ederim.

Saç konusunda ise tavsiyem kuaförünüzle düğünden önce görüşüp prova yaptırmanız. Bu şekilde farklı modellerde saçları deneyebilir, değişik açılardan fotoğraflarınızı çekebilir ve hangisinin daha güzel olduğuna daha rahat karar verebilirsiniz.

Koyu tonlardaki saçlarda düz model klasik topuzlar veya balerin topuzları çok hoş görünürken, açık renk veya röfleli saçlarda örgülü modeller kendini daha fazla gösteriyor.

Saçlarınız koyu renk ise aşağıdaki gibi bir topuz son derece şık görünecektir;






Sarışınlar ise şöyle rahat bir topuz deneyebilirler;




Saç aksesuarları için ise, Etsy'e bir göz atmanızda fayda var ;)

Soru ve önerileriniz için yorum bırakabilir veya mail yoluyla bana ulaşabilirsiniz.

sevgiler :)






19 Nisan 2013 Cuma

"Mükemmel Adam"ı bulduk peki ya "Mükemmel Gelinlik"?

Biz dişi bireyler, her ne kadar bazılarımız inkar etse de, küçücük yaşlardan itibaren "Bay Doğru"ya, "rüya gibi bir düğün"e ve pek tabii ki "mükemmel gelinlik"e programlanıyoruz.

Yine de çok zor iş evlilik kararı almak, hadi diyelim aldık, işte asıl koşturmaca oradan sonra başlıyor. Mükemel gelinlik bulma telaşı gibi.

Gelinlik alışverişine çıkmadan önce netleştirmeniz gereken bazı detaylar var;

  1. Ne tarz bir düğün istiyorum?
  2. Nasıl bir gelin olmak istiyorum?
  3. Ne kadar bütçe ayırabilirim?

Siz bu detayları gözden geçirirken gelinlik marka ve modellerine bir göz atalım:

Gelinliğe yüksek bütçe ayırabilirim diyorsanız ilk bakmanız gereken yer Pronovias olmalı. Çok sade ve şık modeller bulabilirsiniz. Özellikle Petunia modeli 2013 koleksiyonundaki en hoş parça diyebilirim.


Avrupa Yakası'nda oturanlar için İstinye Park, Anadolu Yakası'nda oturanlar içinse Bağdat Caddesi'nde şubeleri var. Yalnız randevu saatlerinize fazlasıyla sadık olmanız gerekiyor, birkaç dakikalık gecikmede sizden sonraki randevu giyime başlayabiliyor.

Ortalama bir bütçeyle kaliteli bir gelinlik istiyorsanız Justin Alexander tam size göre diyebilirim.Özellikle dantel detaylı gelinlikleri muhteşem.




İstanbul'da birçok şubesi bulunuyor, ben şansımı Bağdat Caddesi'nden kullandım, personel çok yakın davranıyor, Ethel Hanım ise harika, tam bir profesyonel. Gelinlik denemek gibi yorucu bir süreci sizi bir prenses gibi hissettirerek oldukça keyifli geçirmenize yardımcı oluyor.

Bunların dışında Vakko Wedding'te de çok fazla alternatif bulmanız mümkün. Pek çok ünlü tasarımcının modellerini getiriyorlar, yüksek bir bütçeyi gözden çıkardıysanız hayallerinizdeki gelinliği bulmamanız için bir neden yok.

Son olarak "gelinlik hazır alınmaz, diktirilir" diyenler için kısa bir not:

Kendi provama aklımda birkaç model ile gittim, katalogdan modelleri inceledik ve birbirinden farklı 3 gelinliği denemek üzere giyinme odasına alındım. Katalogda çok beğendiğim bir model pek de hayal ettiğim görüntüyü vermedi üzerimde,oysa Ethel Hanım'ın önerdiği ve benim denemekten zarar gelmez dediğim model üzerime dikilmiş kadar güzel oturdu. Bu yüzden size tavsiyem, diktirecekseniz bile istediğiniz model veya ona en yakın olanı mutlaka deneyin, sonuçlar şaşırtıcı olabiliyor.

Tüm sorularınız için yorum bırakabilir veya mesaj atabilirsiniz :)

Keyifli alışverişler :)